Author: Hüseyin Akın ISBN: 9944598057 Edited By: İbrahim Şamil Köroğlu Publisher: Artus Kitap Published: İstanbul, Mayıs 2007 Pages: 160
Usually ships out in 2 to 6 weeks depending on availability.
Please enter quantity:
Birçok okur kendilerini anlatan kitapları sevmez. Çünkü aynaya bakmak her zaman keyifli değildir ve hayatı yansıtan kitaplar güzel taraflarımızı olduğu kadar çirkinliklerimizi de sergiler bizlere. Hüseyin Akın Geçmiş Günler Matinesi'nde bizi, hayatımızı bizim kılan o tanıdık saydığımız konulara, nesnelere ve yüzlere farklı bir biçimde ve daha yakından bakmaya çağırıyor. Şener Şen'den Gazanfer Özcan'a, Nubar Terziyan'dan Kadir Çöpdemir'e, Kemal Sunal'dan Cem Yılmaz'a uzanan geniş bir yelpazede Türk toplumunun ortak belleğinde yer tutmuş isimleri anlatan yazılar Geçmiş Günler Matinesi'nde bir araya geliyor.
"Ben, yazılarımla ancak 'suare' izletecek bir yaşa geldim. Fakat, işyerimin kapısına 'geleceğim' yazılı bir karton asıp, bu kitapta sunulan matineyi izleyeceğim." - Hüsrev Hatemi
"Hüseyin Akın, öncelikle şair. Belki de bundan, bütün şair-denemeciler gibi iyi bir denemeci. Şairin denemeciliği öyledir; çıplak değildir şairlerin düzyazıları, şiirle giydirilmişlerdir. Düz çizgi halindeki raylar üzerinde bir tren imgesiyle ilerlediğinizi sanırken, bir bakarsınız bulutları dağıtan bir şiir rüzgârı imgesiyle buluşmuşsunuz. Cemal Süreya'nın demesiyle 'bay düzyazı' ile 'şiir hanım'ı birleştiren bir biçemi var onun. Hangi konuyu işlerse işlesin, okuyanın kafasına olduğu kadar kalbine de işlemeyi gözeten bir yaklaşımla yazan Akın ironiyi bir biçem öğesine dönüştürmektedir." - Baki Ayhan T.
"Hüseyin Akın birkaç senedir denemenin peşini bırakmıyor. Kim bilir belki de deneme onun yakasını tutmuş bırakmıyor da olabilir. İlk deneme kitabı 'Deneme - Yanılma' ve 'Kitabım Çıktı Alınmayın' deneme kitaplarından sonra Akın şimdi de 'Geçmiş Günler Matinesi'yle okuyucunun karşısında.
Bu kitapta da daha öncekilerde olduğu gibi Hüseyin Akın üslubunu daha ilk cümleden itibaren alıyorsunuz. Nedir Hüseyin Akın üslubu? Bir kere konuşur gibi yazmak ilk başta geliyor. Bir söyleşisinde o bunu şöyle ifade ediyordu: 'Herkes yazdıklarını konuşur, ben konuştuklarımı yazıyorum.' Bir şair nasıl olur da bu kadar çok işi bir vakte sığdırır diye epeyi zamandır sorup duruyordum. Şimdi bu cümleyle cevabını aldım. Evet, Akın konuştuklarını yazıyor. Tabii bu 'konuştuklarım' ifadesinin içerisine iç konuşmalar da giriyor.
Artus Kitap edebiyat serisinden çıkan 'Geçmiş Günler Matinesi' üç bölümden oluşuyor: 'Kardeş Payı', 'Ne İse Ne' ve 'Film Adamlar'. İlk bölümde günlük hayata ve olaylara şiirsel bir bakış var. İkinci bölümde nesnelerin çağrışım dünyamızdaki yeri cep telefonu, kürdan, çay kaşığı gibi nesnelerle masaya yatırılıyor. Yazar kürdan gibi, iğne gibi nesnelerin pek de masaya yatmaya müsait bir tarafının olmadığının altını özellikle çiziyor. Buna rağmen bunda inat etmesinin sebebi masanın gücünü kanıtlamak, 'masa da masaymış ha!' dedirmek.
Üçüncü bölümde seksenli yıllarda beyaz perdeden geçen karakter oyuncuları ele alınmış. Adile Naşit, Kemal Sunal, Münir Özkul, Nubar Terziyan, Türkan Şoray, Sami Hazinses ve Hasan Nail Canat gibi isimlerin dünden bu güne dünyamızda bıraktıkları izleri neşeli bir üslupla anlatmış Hüseyin Akın. Aslında bu biraz da yazarın kendini, kendi çocukluğunu bu karakter oyuncuların zaman katarına binerek anlatması anlamına geliyor. - Eyüp Ayer
"Şair Hüseyin Akın, deneme kitaplarına bir yenisini daha ekledi: Geçmiş Günler Matinesi.
160 sayfalık Geçmiş Günler Matinesi üç bölümden oluşuyor: Kardeş payı, Ne ise ne, Film adamlar. Birinci bölümdeki yazılar gazete, ikinci bölümdeki yazılar dergi ağırlıklı. Film adamlar başlıklı bölümdeki yazılar ise bildiğim kadarıyla ilk kez okuyucuyla buluşuyor.
Hüsrev Hatemi, bu kitabı 'matine' olarak nitelendiriyor. Hüsrev Bey'in Akın'ın denemelerine matine demesi, üzerinde durulması gereken bir durum. Çünkü bu yazıların seyirlik bir tarafı da var. Okurken, mutlaka gözünüzde bir şeyler canlanıyor. Günlük hayatta karşılığı olan yazılar bunlar.
Hüseyin Akın, şiirde yakaladığı başarıyı nesirde de devam ettiren ender şairlerden biri. Zekâsına güveniyor, ironiyi tam yerinde kullanıyor, dil ile oynuyor, yeni anlamlar yakalıyor, kelimelerin ses benzerliğinden faydalanıyor vs. Yani düz ve renksiz bir anlatımdan uzak duruyor. Mesela 'Biz İhya okuduk, onlar ihya oldu' cümlesinde bu dediklerimizin hepsi var. Zekâ, ironi, buluş, ses, oyun...
Hüseyin Akın'ın denemelerini okurken, bir ovada değil, dağda bayırda gezmiş oluyorsunuz. Kâh nefesiniz kesiliyor, kâh canınız yanıyor. Ama gezi (kitap) bittiğinde, unutamayacağınız ve daima anlatacağınız tatlar mutlaka kalıyor.
Geçmiş Günler Matinesi'nin Film adamlar bölümü, Hüseyin Akın'ın Türk sinemasının siyah beyaz dönemini ne kadar yakından takip ettiğini gösteriyor. Görsel yönünün kuvvetli olmasının bir nedeni de bu olabilir. Şener Şen, Hulusi Kentmen, Münir Özkul, Nubar Terziyan, Adile Naşit, Sami Hazinses... Akın, her biriyle ilgili müstakil bir yazı yazmış. Mesela Adile Naşit yazısı "Ne şirin komşumuzdun sen Adile Teyze" başlığını taşıyor. Bu bölümü okuduktan sonra, "Aliye Rona niye yok" diye sormadan edemiyorum.
Hüseyin Akın, bu kitabıyla da kayda değer bir iş yapmayı başarmış ve Türk edebiyatına sağlam bir eser kazandırmıştır." - İbrahim Tenekeci
Hello, I recently ordered some tea from your site and I want to thank you very much for how quick the order arrived at my door- in 2 days from the day I placed the order!
The tea I ordered is exactly the same tea I brought with me from Turkey. I will be ordering from your company again and again!! Thanks very much!