Lir ve Ateş, bağlama ve piyanonun aynı anda telleri taramasıyla mistik bir başlangıç yapıyor. Yaylı sazların giderek çoğalan motifleriyle bağlamanın öncülüğüyle de ezginin yer yer duraksayan, yükselip alçalan yapısı, yürük aksak ritimli (9/8) cümleyle girişiyle netlik ve kararlılık kazanıyor. Kayıttaki eserlerin genel formu ve çalgılama yöntemi, piyano ve yaylı çalgılar dörtlüsüne bağlamanın da katılım etkisiyle özgün bir tarz alıyor. Eserlerin sık sık aksak ritim (9/16,5/8,7/8 vb.) ve kimi makamsal dizileri (Nihavent, Kürdi, Nişabur, Hüseyni vb.) içeriyor olması, yaylı dörtlü ve piyano sazlarına ahenk farklılığı kazandırırken, yer yer modülasyon (göçkü), yatay-dikey (melodi-armoni) yapıdaki aynı eserler, solistlik niteliğini üstlenen bağlamaya da yeni soluklar getiriyor. Eserlerde solistlik görevini üstlenmekte olan bağlamanın, icra ve çalış tekniği bakımından sınırlarını zorlayan çalış teknikleri (arpeggio, rasgueado, pizzicato vbg.), CD’nin Doğaçlama (track 4,7), Su (track 8) ve Şarab-ı Aşk (track 6) parçalarında özellikle kendini gösteriyor. Eserlerin genelinde ise piyanonun bağlama tınısına yakın duran mute ve pizzicato (tellerin parmaklarla gerek çekilip, gerek kapatılarak çalınması) vb. teknikler içeren icrası, çalınan diğer saz tınılarıyla da yan yana gelerek ayrı bir renk oluşturuyor.
Kemal Dinç ve Drama Oda Müziği Topluluğu adı altında kimi şehirlerde (Berlin, Weimar, Nürnberg, Rotterdam ve Aachen) sahnelenen eserler, Berlin’de toplu olarak kaydedildi.
“Lir ve Ateş, bestelerimden oluşan ilk albüm. Önceleri kimi müzik gruplarıyla çalışarak konser ve albüm kayıtlarında yer almıştım. Bu dönemde siyasi içerikli etkinliklerden müzik festivallerine uzanan çeşitli ülke ve şehirlerin dinleyicilerine, tereddütle de yorumlamaya çalışıp söylediğim Anadolu ezgilerini sunabilme olanaklarım olmuştu. Yirmi beş yaşlarında duraksama ve kimi tıkanıklıklarımı giderme arayışlarım, bir konserime gelerek kendisiyle tanıştığım müzik eğitmeni Stefan Barcsay’ın birlikte çalışma teklifiyle klasik müzik ve gitar öğrenme eğilimine yönelmişti. Bu ilk eğitmenimin bana yalnızca bir şartı vardı: bağlama çalmayı bırakmamak! Müziğe uyarlama ve serbest doğaçlama yönündeki deneyimlerimden ilki, Thüringen Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenen Don Kişot oyununu müziklendirmek oldu benim için. Baş kahramanın şizofrenik davranışlarından oyunun akış süresince diğer kahramanların tipik davranışlarına, dansçıların koreografik ölçümlerinden, okunulan epik-lirik içerikli şiirlere değgin olguların karşılıklarını seslerle bulamak; bu arayışların yaptığım müziğe de yansıdığını düşünüyorum. Ezgilerin akışındaki yer yer ritmik duraksamalar, uyum ve gerilimli armoniler, parçalanıp bütünleşen motifler, hırçınlaşıp naifleşen pasajlar, kısaca eserlerin seciyesini belirginleştirici bu olgular, içerideki gölgelerin seslerle karşılıkları olarak ortaya çıkışı sayılabilir.
Neden bağlama ve oda müziği sorusuna cevaben, koşullarla birlikte arayışlarımdan kaynaklanarak oluştuğunu söyleyebilirim. Onbir yaşlarında bireysel çabalarımla izleyip dinleyerek çalmayı öğrendiğim bağlamanın ilk repertuarlarını Alevi deyişleriyle Anadolu’nun doğu ezgileri oluşturuyordu. Bu ezgileri, üzerinde yaşıyor olduğum coğrafyanın müzisyenleriyle birlikte icra etme deneyimleri sürerken karşılıklı etkileşimler oluyordu haliyle. Sonralarda bazı klasik orkestralarla çalışmamın ve bu sazları yakından tanımamın etkilerini de yaptığım müzikte görebiliyorum. Benim için bestelemiş olduğum bu eserlerin varoluş süreçleri en az, onların sonuçlanarak nesnelleşmesi kadar önem taşımakta. İçeride yığıntılar halinde bekleşeduran kıpırtıları aklayıp toparlayarak bütünleştirebilme ve estetik kaygı içerisinde sazları bu içsel duyuların rehberlerliğine soyundurarak hareketlendirme deneyimlerinin kazandırdıklarıyla, günümüz koşullarında sahibine eleştirilmekten çok övülme olanakları yarattığını düşündüğüm eserin tüketime sunulmuş halini kıyaslamaktan bahsediyorum. Ürünü oluşturma sürecinin bilgi ve yeteneğin bir nevi sınanması olduğunu düşünüyorum. Bu ise insanın en çok da kendi kendisiyle uğraşmasıyla güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmesini sağlıyor.
Vokal: Kemal Dinç Mastering: Dietrich Petzold Mix: Dietrich Petzold Ud: Thimios Atzakas Çello: Maria Anissegou Bağlama: Kemal Dinç Saz: Kemal Dinç Alto Saksofon: Hayden Chisholm Arp: Bijan Chemirani Viola: Dietrich Petzold Viola: Cenk Erbiner Piyano: Antonis Anissegos Violin: Athanasios Anagnostopoulos Violin: Yonca Aktunç
Customers who bought this product also bought these:
Since cassettes are no longer offered by most music distributors, they will soon be collectible items. Please click here for a list of all albums with a cassette. Make sure the click on the cassette option as these albums also have a CD option. All cassettes are in stock regardless of the stock status of the CD.
I recently had an item shipped to me that was broken. I wrote and immediately got a response from you that a new one would be shipped right away. Well today I recieved it..packaged very well and in one piece. I just wanted to say thanks for being a good customer service company. I will definetely continue to shop with you and I am referring this site to my friends and family. Keep up the good work.
Valerie Hundley; New York, USA - Tuesday, November 09, 2004