Rumeli'den Sesler (DVD-ROM)

Rumeli'den Sesler (DVD-ROM)
Our Price$11.99
Price Before$16.70
Code37401
Barcode8697521330840
StudioEuroSoft
FormatDVD
SubtitlesNone
Region2 [Europe]
Weight0.69


    In stock. Usually ships out in 1 business day.


Rumeli Osmanlı devletine bağlı 1363 yılında kurulan bölgenin adıdır.

Kuruluşundan itibaren, Rumeli bölgesinin sınırları; günümüz Bulgaristan'ı, güney Sırbistan, Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan'ın Selanik bölgesi ile Trakya bölgesinin dahil olduğu kesimlerdir.

Birçok bölgesinde 550 yıldır Türklerin ezici ekseriyet halinde yaşadıkları Rumeli; yüz binlerce Türk, bütün varlıklarını öylece bırakarak eriye eriye önce İstanbul'a daha sonra da Anadolu'ya dağıldılar. On binlerce sivil Türk; kadın ihtiyar çocuk ve bebekler dahil olmak üzere türlü işkencelerle katledildiler. Bugün "Rumeli" ismi Türkiye'nin Avrupa yakasındaki bir bölgesini Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, vilayetinin batı kısımlarını anlatmak için kullanılmaktadır.

Ülkemiz halk müziği, tarihin eski zamanlarından bugüne değin Anadolu ve Rumeli'de yaşamış bütün uygarlıkların, kendilerine özgü kültürel değerlerini biriktirerek, yörelere göre farklılıklar oluşturan zenginlik ve çeşitliliği ile de tüm dünyada ender görülen bir yapıdadır. Müzik literatüründe "Rumeli Türküleri" olarak adlandırılan bu bölgenin müzik yelpazesi çok geniş ve çeşitlidir.

Kahramanlık, hüzün, aşk konuları üzerine sayısız örneklerle doludur. Rumeli müziği; bu yörenin yerleşik insanları tarafından üretilen, severek söylenen ve çalınan, o yöre insanının ortak yapıtı haline gelen kulaktan kulağa aktarılarak yaşatılıp günümüze kadar ulaşan müziklerdir. Bu müzikler yerel kültürlerin izlerini taşır yaratıcılarının adları çoğunlukla belirsizdir. Rumeli’nin nasıl bir kültür birlikteliğinde olduğunu sizlere müzikle anlatacağız.

  • Deliormandan - Edirne'ye
  • Pirine'den - Keşan'a
  • Selanik'ten - Tekirdağ'a
  • Kırcaliden - Tuna'ya
  • Üsküp'ten - Gümülcine'ye

Yüzyıllarca beraber yaşamış bu topluluğun hüzünlerini, sevinçlerini, düğünlerini, üzüntülerini seslendireceğiz. Rumeli bölgemizin, tarih öncesine uzanan geçmişiyle, üç imparatorluğun yaşayan şahidi olan şehrimiz Edirne. Lale bahçeleriyle süslü saraylarında Fatih'in İstanbul arzusuyla uykusuzluk çektiği gecelerin tanığı, mimari sınırları zorlayacak kadar büyük kubbeli bir Selimiye hayaliyle sokaklarını arşınlayan Sinan'ın kendini bulduğu Der-i Saadet.
Tarihe eşsiz kanıtlar sunarak, yüzyıllara meydan okuyan köprüleri, hanları, hamamları, külliye ve camileriyle sanatın sonsuz yüceliğiyle sonsuza uzanan minareleriyle,yiğitliğin değerini arttıran Sarayiçi'nde yedi düvele nam salan pehlivanlarıyla serhad şehrimiz Edirne.

Anadolu 'da bulunan Osmanlılar, Edirne'nin fethinden önce Orhan Gazi devrinde, onun oğlu Süleyman Paşa komutasında 1356 yılında Rumeli'ye geçerler. Osmanlı Akıncıları, burada yaptıkları akınlar sırasında, savaşmadıkları ve mola verdikleri günlerde, zamanlarını, aralarında çeşitli sporlar yaparak değerlendirirlerdi. Bir keresinde güreşe tutuşan 40 yiğit içinden ikisi, tutuştukları güreşi gece yarısına dek sürdürdükleri halde sonuçlandıramazlar ve ikisi de güreştikleri yerde can verir. Arkadaşları bu iki yiğidi güreş yaptıkları yerde bulunan bir incir ağacının altına gömdükten sonra Edirne 'ye doğru akınlarına devam ederler. Edirne'nin fethinden sonra Ahırköy çayırlığına geldiklerinde, o incir ağacının civarında billur kaynaklı bir suyun, Kırkpınar çayırlığına doğru aktığını görürler ve bu nedenle de "Kırktı bunlar. Bu yakaya ilk ayak basanlardır bunlar" diyerek o yere Kırkpınar adını verirler.