Sinasos / Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası -65 Fotoğraf + 2 Harita- (Ciltli)

Sinasos / Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası -65 Fotoğraf + 2 Harita- (Ciltli)
Our Price$41.49
Price Before$58.80
Code63531
AuthorEvangelia Balta
ISBN756158135
Barcode9789756158067
PublisherBirzamanlar Yayıncılık
Publishedİstanbul, Aralık 2009
Pages240
Weight4.00


    In stock. Usually ships out in 1 business day.


Bugün Mustafapaşa adını almış olan Sinasos, 1920'li yıllara kadar halkının çoğunluğu Rumlardan oluşan, üç bin nüfuslu bir Kapadokya kasabasıydı. Ürgüp'ün beş kilometre kadar güneyindeki bu kasaba, kendine özgü mimarisi, eğitimli ve yetenekli insanlarıyla "Doğu'nun incisi" olarak anılırdı. 1924 yılında uygulanan Türk-Yunan nüfus mübadelesiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan Rumlar, kasabalarından ayrılmadan önce, Mübadeleye tabi tutulan başka hiçbir yerde örneği görülmeyen bir şey yaptılar: İki fotoğrafçı tutarak kasabalarının fotoğraflarını çektirdiler ve bunları bir albümde bir araya getirerek ölümsüzleştirdiler. Konaklar, kiliseler, okullar, köprü ve çeşmelerin yer aldığı bu albüm, gündelik hayattan görüntüleri, eğlenceleri, yerel kıyafetleri ve Sinasos toplumunun çeşitli simalarını da yansıtıyordu.

Kapadokya Rum cemaatlerinin tarihi konusunda derin bilgiye sahip olan Evangelia Balta'nın hazırladığı bu kitap, "Doğu'nun İncisi Sinasos" albümündeki fotoğrafları Yunanistan'daki diğer kurumsal ve kişisel arşivlerdeki görsel unsurlarla zenginleştirirken, Sinasos'un eski sakinlerinin anlatılarıyla birleştiriyor.
(Tanıtım Yazısından)

1924'te hazırlanan "Doğu'nun İncisi Sinasos" albümünün fikir babası Serafim Rizos anlatıyor:

Köyümüzün fotoğraflarının çekilmesi... programımızda böyle bir proje yoktu. Gündelik sorunlarla öylesine meşgul ve maddi kaynaklar açısından öylesine dardaydık ki, böyle bir lükse ilişkin herhangi bir teklifim hemen reddedilecekti. Konuyu Komite Başkanı rahmetli kardeşim Rizos'a açmayı düşündüm. Çekimin önemini anlattım ve bana hak verdi. Harcamalarda sıkı davranmamı önererek, diğer Komite üyelerini bu iş için bir ödenek ayırmaya ikna etmeyi üstlendi. Gerçekten de fotoğraf çekimleri için 20 Türk liralık bir kaynak tahsis edildi. Ancak 20 lirayla ne yapılabilirdi? Kastro'da (Ürgüp) bankerlik yapan iyi kalpli Pandazidis Kardeşlerin çocukları, İosif'in oğlu Anastasis Pandazis ile İlia'nin oğlu İsaak Pandazis'in bir fotoğraf makinelerinin olduğunu duymuştum. Onları bularak, 20 lira karşılığında ve belirli bir zaman aralığı içinde -1 Haziran 1924'ten ay sonuna kadar- köyün farklı bölgelerini birlikte dolaşmak ve işaret edeceğim her şeyin fotoğrafını çekmek üzere anlaştım. Benim istediklerimin dışında başka evlerin de fotoğraflarını çektiklerinde, ücretlerini ev sahiplerinden alacaklardı.
Fotoğraflarını çekmek istediğim yerler şunlardı:

  • Beş mahallemiz: Gavras, Yeni Mahalle, Kipos, Kapalos ve Lulas.
  • İki kilisemiz: Konstandinos ve Eleni Kilisesi'yle Taksiarhon Kilisesi.
  • Ay Nikola, Yoğan Prodromos, Aya Varvara, Timios Stavros ve Ay Yorgi. Calela köyünün kilisesiyle Calela'daki Ay Dimitris.
  • Öğrenci ve öğretmenleriyle okullarımız.
  • Sistima (İhtiyar Heyetinin toplandığı bina).
  • Nikolaki Rizos, Hacı Polikarpos, Hacı Tanaş Teperoğlu ve öğretmen Anastasios Angelidis'in evleri, tarihsel ya da mimari değerleri olan yapılar, Maymunoğlu Köşkü ya da Makroğlu Köşkü gibi mutlu günlerimizden anılar taşıyan yerler.
  • Kadın giysilerine ilişkin iki, erkek giysilerine ilişkin bir fotoğraf.
  • Erkek ve kadın yöresel oyunlarından birer fotoğraf.
  • Çeşmeler, Gazino, Pazar.
  • 20 liralık ikinci bir ödenek çıkarabilirim umuduyla Maraşoğlu Köprüsü, Fengarina Hanı ve gözüme ya da duygularıma hitap edebilecek herhangi başka bir güzellik. Ancak başarılı olamadım. Büyüklerimiz, "Toz duman içinde ferman okunmaz" dediler.

    Bütün bunlara, dost Pandazidislerin isteğiyle, ücret talep etmeden çektikleri Kastro'nun iki kilisesi: Ayios Vasilios ve Osios İoannis ile Kastro'nun Hıristiyan mahalleleri eklendi. Bir ay içinde, Gorgoli ya da Calela gibi yerlere bazen yayan bazen de at sırtında giderek yetiştirebildiğimiz kadarını çektik. O zamanlar çok sayıda olan asker kaçaklarından çekindiğimiz için, Timios Stavros, Çamarça ve